OFTSO

Haber Listesi

TÜRKİYE YÜRÜRKEN TRABZON YERİNDE DURURSA OLMAZ

TÜRKİYE YÜRÜRKEN TRABZON YERİNDE DURURSA OLMAZ

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, TTSO'da Trabzonlu işadamlarıyla biraraya geldi.Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı konuşmada “Ekonomi alanında tüm göstergeler yükselişi, gelişmeyi, ileriye doğru gidişi işaret ediyor. İyi yoldayız, iyi yoldasınız; daha iyi olacak. Bu yılın ilk çeyreğinde elde ettiğimiz yüzde 5'lik büyüme oranını yılın sonuna kadar sürdüreceğimize inanıyorum. İhracatta geçen ay itibariyle yıllık bazda 150 milyar doları geride bıraktık, inşallah bunu daha da artıracağız. İstihdamda işsizliği yeniden tek haneli rakamlara indirdik” dedi “KARADENİZ'İ SEVEMEYENİN GÖNÜL PINARI KURUMUŞTUR” Beşikdüzü'nde vatandaşlarla kucaklaştıklarını, coşkulu bir mitingi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon'daki programlarının ardından Rize'ye döneceğini, yarın da Giresun'a giderek oradaki vatandaşlarla bir araya geleceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karadeniz'in güzel tabiatının, güzel insanlarıyla her gelişinde kendisi için adeta bir motivasyon, bir enerji kaynağı olduğunu belirterek, "Nice doktorlara bedel yaylalarıyla, ancak kendisine aşkla bağlı olanların dilini anlayabildiği deniziyle, hepsinden önemlisi eşi benzeri bulunmaz insanlarıyla Karadeniz'i sevemeyenin gönül pınarı kurumuş demektir. Biz tüm insanları seviyoruz. Onun için de yönetim felsefimizi 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın' ifadesiyle müşahhas hâle getiriyoruz." “TÜRKİYE'NİN 2023 HEDEFLERİNE DOĞRU İLERLEMESİNDE EN BÜYÜK KATKI KARADENİZ'DEN GELECEK” Demokraside ve ekonomide attıkları her adımın, insanların hayat kalitesini yükseltme, özgürlük alanını genişletme, geleceğini güvence altına alma amacı taşıdığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları söyledi, "Geçtiğimiz 15 yılda hamdolsun bu doğrultuda çok önemli mesafeler katettik. Şimdi çok daha büyük hedeflere yürüyoruz. 2011 yılında partimizin programına dercettiğimiz, bir süre sonra hükûmetimiz aracılığıyla devletimizin resmî kalkınma programı hâline getirdiğimiz 2023 hedefleri işte bu amaca yöneliktir. Türkiye'nin 2023 hedeflerine doğru ilerlemesinde en büyük katkının inşallah Karadeniz'den geleceğine inanıyorum." Trabzon'un, ticareti, sanayisi, sosyal yapısı ve beşeri zenginliğiyle bölgesine liderlik, ülkesine katkı yapma konusunda oldukça eskilere dayanan birikim sahibi bir şehir olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin en eski ticaret ve sanayi odasının İstanbul’da olduğuna, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasının ise İstanbul'dan sadece 2 yıl sonra 1884'te kurulduğuna dikkati çekti. “TÜRKİYE YÜRÜRKEN TRABZON YERİNDE DURURSA OLMAZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazinin önemli bir derinlik, önemli bir zenginlik olduğunu kaydederek, "Bu kadar eski ve önemli ticaret sanayi geçmişi olmasına karşın Trabzon nüfusunun 3'te 2'sinin tarım ve hayvancılıkla uğraşmasını doğrusu ben biraz manidar buluyorum. Böyle tarihî birikimi ve böyle önemli bir potansiyeli harekete geçirmekte zorlandığımıza göre burada bir sıkıntı var demektir. Şehrimizin geçtiğimiz yıl ihracatına bakıyorum 1 milyar 341 milyon dolar. Bu rakam Trabzon'a yakışır mı? Yakışmaz değil mi? Şimdi o zaman yakışanını yapmamız lazım. Hani bir işin aslından arta kalan kısmı manasında 'elinin kiri' derler ya, bu ihracat rakamı da Trabzon'un elinin kiri bile değildir. Biz Trabzon'dan çok daha fazlasını bekliyoruz. Türkiye'de ekonomi 1 ileriye gidiyorsa Trabzon'un 2, 3, 4 ileriye gitmesi lazım" dedi. İş adamlarına, "İhracatı 5 milyar dolara çıkarmayı taahhüt ediyor musunuz?" diye soran Erdoğan, "Şehrimizin 2,6 milyar dolarlık vergi gelirini 2-3 katına çıkarmayı taahhüt ediyor musunuz? Sosyal güvenlik sisteminde kayıtlı 187 bin çalışan sayısını katlayarak artırmayı taahhüt ediyor musunuz? Elbette devletten yatırım beklemek de hakkınızdır. Hem bunu yapacağız hem yatırımları yapacağız. Türkiye yürürken Trabzon yerinde durursa olmaz, tam tersine, beraber koşmamız lazım" değerlendirmesinde bulundu. “TÜRKİYE'Yİ YENİ BİR YÜKSELİŞ TRENDİNE SOKMAYI BAŞARDIK” Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 3 yıldır hem terör hem de ekonomide özellikle çok yoğun saldırı altında olunmasına rağmen Türkiye'yi yeni bir yükseliş trendine sokmayı başardıklarını ifade ederek, "Terörle mücadelede çok iyi bir noktaya ulaştık. Bölücü terör örgütünü adeta eylem yapamaz hâle getirdik. Tarihimizin en büyük ihaneti olan FETÖ'cülerin darbe girişimini milletimizle birlikte akamete uğrattık" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bazen geliyorlar yanımıza, 'Benim oğlumun suçu yok, benim oğlum tertemiz, aldılar götürdüler, yok şöyledir, yok böyledir.' Oğlunun çevirdiği fırıldaklardan haberi yok. Hiç kimse kalkıp da 'Ben FETÖ'cüyüm, benim Pensilvanya'da bir tanrım var.' demiyor ki. Öyle inanmış. Ne diyor? 'Bize şah damarından daha yakın.' Böyle bir şey olabilir mi? Bize, Allah'tan başka şah damarından daha yakın olan bir güç yoktur. O bir şarlatan, ya bir şarlatan için bu yakıştırmayı yapıyorlar. Neler yaşadı bu ülke ya. 40 yıl buna hazırlandılar. 40 yıl dertleri neydi? Bu ülkeyi devirmekti, bu ülkeyi yıkmaktı ve bu ülkeyi ele geçirmekti ama Allah'a hamdolsun milletim çağrımıza anında cevabı verdi, döküldü caddelere, sokaklara, meydanlara bu ahlaksızlara, alçaklara ülkeyi teslim etmedi." dedi. “SURİYE'DE SAHNELENMEYE ÇALIŞILAN TERÖR DEVLETİ OYUNUNU BOZDUK” "Şimdi yeni bir şey var daha var tabi nedir o üzerimize salınmaya çalışan DEAŞ'a da fırsat vermedik. Onunla da gerek yurt içi gerek yurt dışında hamdolsun tüm güvenlik güçlerimiz çok ciddi bir mücadele veriyor" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunlar Müslüman falan değil İslam ile bunların alakası yok. Bunlar sadece İslam'ı istismar eden ne idüğü belirsizlerdir. Onlara da Allah'ın izniyle bu topraklarda fırsat vermeyeceğiz. Diğer terör örgütlerine de nefes aldırmıyoruz. Suriye'de sahnelenmeye çalışılan terör devleti oyununu bozduk. Irak'ta benzer çabalar var onları da bozmakta kararlıyız. Aynı şekilde ekonomi alanında tüm göstergeler yükselişi, gelişmeyi, ileriye doğru gidişi gösteriyor. İyi yoldayız, iyi yoldasınız, daha iyi olacak. Bu yılın ilk çeyreğinde elde ettiğimiz yüzde 5'lik büyüme oranını yılın sonuna kadar sürdüreceğimize inanıyorum. İhracatta geçen ay itibarıyla yıllık bazda 150 milyar doları geride bıraktık. İnşallah bunu daha da artıracağız. İstihdamda işsizliği yeniden tek haneli rakamlara indirdik. İşte TOBB'daki kardeşlerim de biliyor, orada bir çağrı yaptık ve bu çağrıyı yaptığımız andan itibaren 'en az 1 ama 1 yeterli değil.' dedik. 'Ne olur yani herkes yanına 3-5 tane daha kendi potansiyeline, kapasitesine göre eleman alsa.' dedik ve bu alınan elemanlarla birlikte bir anda hamdolsun 1 milyon 600 bine ulaştı ve şimdi tek haneli rakama işsizlik düştü, bu güzel bir gelişme" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana muhalefetin başındaki zat bir Alman dergisine 'Türkiye'nin gidilmeyecek yer' olmasından bahsediyor. Tabi üzerlerine gidilince de bu sefer 'Biz öyle bir şey demedik.' filan. Bütün kayıtlar ortada, o dergi ortada. Kimi aldatıyorsun, kimi aldatacaksın, zaten sizin hayatınız bu, akşam başka, sabah başka, dürüstlük yok. Bizi aldatmanız mümkün değil. Onlarla beraber hareket ediyorsunuz" dedi. “HER KESİME ÇOK ÖNEMLİ DESTEKLER VERDİK” Gelecek dönemlere dair öncü ekonomik göstergelerin oldukça olumlu bir seyir ortaya koyduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Hükûmetimiz tarafından hayata geçirilen birçok teşvik paketleriyle genç girişimcilerimiz, esnaf ve sanatkârlarımıza işini büyüterek istihdam üretmesi noktasında heyecan veriyoruz ve ticaret erbabından uluslararası yatırımcılara kadar her kesime çok önemli destekler verdik, vereceğiz. Bu teşvikler aynı zamanda piyasada nakit sıkışıklığının azaltılmasına da önemli katkıda bulunuyor. Tabi piyasaya asıl finans desteği sağlaması gereken kurumlar kimler, bankalar ama bankalar rahat durmuyor. Niye? Bakıyorsunuz hâlâ biz 'Faizler düşmesi lazım.' diyoruz, bankalar ise vatandaşın oraya yatırdığı paraları kendisi için adeta bir soyup soğana çevirme aracı olarak kullanıyor. Kendi parası değil, vatandaşın oraya emanet ettiği para ve o bunu kalkıyor kendisi acımasızca yüksek faizle kendisine bir rant aracı hâline çeviriyor ama ben inanıyorum ki gerek Merkez Bankamız, devlet bankalarımız bu konuda kararlı adım atmak suretiyle inşallah bu işi aşağı çekeceklerdir." “BANKALAR FAİZİ MAKUL SEVİYELERDE TUTARAK ÜLKEMİZİN GELİŞMESİNE KATKI SAĞLAMALI” Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçtiğimiz yıl çektiğimiz onca sıkıntının sonunda Türkiye yüzde 2,9 büyürken bankalar yüzde 40 civarında kar artışı elde etmişse burada bir sorun var demektir. Üstelik bu yıl bankaların kar oranlarını neredeyse ikiye katladıkları görülüyor, bu bir felaket ve bu para bunların cebinden çıkmıyor, kendi öz sermayeleri değil. Biz kimseden zararına bir iş yapmasını istemiyoruz ancak bankalardan kredi şartlarını ve faiz oranlarını makul seviyelerde tutarak ülkemizin gelişmesine, kalkınmasına katkı sağlamalarını beklemek de hakkımızdır diye düşünüyorum. Parayı değerli kılan bankaların kasasında yatması değil esnafın, sanatkârın, girişimcinin tezgâhında bulunmasıdır. Şayet bankacılık sektörü piyasayı fonlama konusunda biraz daha cesaretli olursa ekonomideki yükselişimiz ne yapacaktır, hızlanacaktır. En azından tüm göstergelerin olumlu yönde seyrettiği şu dönemde bankacılık sektöründen bu yönde güzel haberler beklediğimi özellikle belirtmek istiyorum. Yarın gazeteler bunu yazar." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin güvenlik konusunda tarihinin en büyük imtihanlarından birini verirken bazılarının bu mücadelede adeta karşı tarafın saflarında katıldığını vurgulayarak, "Az önce söyledim, bir daha üzerinde durmayacağım, işte Almanya’daki bir dergi meselesi. 'Türkiye’de şu anda hiç kimse için güvenlik garantisi yok, ne can ne mal güvenliği.’ ya bunu nasıl dersin? Ankara’dan yola çıkıyorsun ta İstanbul’a kadar gidiyorsun 29 gün bu devletin polisi seni yollarda güvence içerisinde tutuyor ve İstanbul’a kadar seninle beraber yürüyor. Niye? Güvenlik nedir? Bunun dersini veriyor, ayıptır ya. Böyle bir ülkenin güvenlik güçlerine bu hakaret yapılır mı? Böyle bir devlete bu hakaret yapılır mı?" dedi. “ANA MUHALEFET PARTİSİ GENEL BAŞKANI KENDİ ÜLKESİNİ KARALIYOR” "Sözde adalet yürüyüşü, sende adalet diye bir şey yok ki. Sende adalet varsa önce İzmir Belediyen işçilerin hakkını vermiyor, git sen bunun adaletini temin et. Şişli Belediyesi işçinin hakkını vermiyor, git adaleti temin et. Şişli şu anda çöpten geçilmiyor niye? Adalet yok, ücretlerini doğru düzgün vermiyorsun, İzmir ha keza öyle” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti: “Adalet burada işte hallet, halledemiyor niye? Yok böyle bir dertleri bunların. Kendi ülkesini böylesine karalayan bir kişi maalesef bu ülkenin ana muhalefet partisinin genel başkanlığı koltuğunda oturuyor. Peki, ben diyorum ki bu zata şu soruyu sormak lazım, siz bu ülkede yaşamıyor musunuz? Bugüne kadar kim sizin canınıza, malınıza, namusunuza, haysiyetinize tasallutta bulundu da devlet seyirci kaldı? Şunu söyle bir. Bu devlet değil mi 24 saat sizi koruyan? Hukuk devleti sınırları içinde yapılan hangi faaliyetiniz engellendi? Ne yaptınız da 'dur' dendi? Hatta terör örgütleriyle ilişkileri sebebiyle yargılanan kişileri desteklemek için Ankara’dan İstanbul’a giderken onlarla kol kola yürümedin mi? Teröristler yanındaydı." Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu zatın karın ağrısı başka. Partisinin Türkiye’nin yakın zamanda gördüğü en büyük ihanet suçlarından biri olan MİT tırları davasıyla ilgili suçu sebebiyle cezaevine giren milletvekilinin durumu kendisini rahatsız ediyor. Ne diyordu, bütün kayıtlarda var, ‘devletimizi yıkmaya yeltenenler olursa tankların önünde ben dururum, tankın üzerine ben çıkarım.’ Peki Atatürk Havalimanı’nda tanklar orada dururken, bütün millet orada dururken sen niye oradan hemen Bakırköy’e kaçıverdin? Fakat biz elhamdülillah bizi bekleyen vatandaşlarımıza ulaştık ve vatandaşlarımızla beraber ertesi gün öğle vaktine kadar havalimanında durduk bütün darbe girişimini defettik 16 saatlik bir süreçti ve ondan sonra da atılması gereken adımlar atıldı yola devam ettik.” “TERÖR ÖRGÜTLERİYLE KARANLIK İLİŞKİLER İÇİNE GİRENLER ADALET ÖNÜNDE HESAP VERECEK” Sorunun, bir milletvekilinin hapiste bulunması sorunu olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu: "Sorun bu işin ucunun nerelere varabileceğini biliyor olmasıdır. Yargı terör örgütlerine destek verenlere yönelik soruşturmasını genişlettikçe bunlarda korku artıyor çünkü kabahatlerinin farkındalar ama korkunun ecele faydası yok. Şayet terör örgütleriyle karanlık ilişkiler içine girmişlerse adalet önünde bir defa bunlar bu hesabı verecekler. Değil Türkiye’ye husumetleriyle maruf yabancılarla şeytanla bile iş birliği yapsalar ülkemize ve milletimize karşı işledikleri suçların hesabını vermekten kurtulamayacaklar. Ne zamanki kendisine böyle bir soru yönelten yabancı gazetecilere ne münasebet Türkiye herkesin can ve mal güvenliğinin devletimizin güvencesi altında olduğu bir ülkedir cevabını verirse işte o zaman hak ettiği saygıyı görür. Bunun için çok çalışması gerektiği açık. Bu süreçte ilk olarak da ana muhalefetin başındaki zata Rabia'yı öğrenme ödevi veriyorum. Rabia'nın anlamının tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet olduğunu öğrenene kadar cezalı. Bunu öğrenmesi lazım. Ne diyor, bu işaret bir terör örgütünün işaretiymiş, vah zavallı. Terör örgütünün işaretleri sizde. Bu tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet de bizim manifestomuz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu topraklara kim saldıracak olursa, bizim insanımıza kim musallat olursa bedelini anında ödeyecektir, nitekim ödettik. İşte hatırlayın Diyarbakır'da 53 kişiyi, hatırlayın Gaziantep'te 50’yi aşkın vatandaşlarımızı, onlara yaptılar ama bedelini ağır ödediler. Bundan sonra bu işler daha da ağır olacak" diye konuştu. “ANA MUHALEFETİN BAŞINDAKİ ZATIN ASIL GÖLGELEMEYE ÇALIŞTIĞI FETÖ'CÜLERİN AKIBETİDİR” "Ana muhalefetin başındaki zatın asıl gölgelemeye çalıştığı adeta gövdesini siper ettiği hususun FETÖ’cülerin akıbeti olduğu açıktır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Siyasette yalan söyleme, söylediğini inkâr etme işinde bu zatın oldukça mahir olduğunu kendi tecrübelerimizden biliyoruz. Mahkemelerdeki FETÖ’cüler de onun izinden gidiyorlar, elinde silahla ateş ederken görüntülenen adam neredeyse, 'bu silahı kim tutuşturmuş elime' edasıyla ifade veriyor. Akıncı’da üniformalı generallerin selam durduğu kişi arsa bakmak için orada bulunduğunu söylüyor. Yine darbecilerle birlikte yakalanan bir başkası 'sosyal bir etkinlik için oraya gitmiştim' diyor. Tüm gece Genelkurmay’daki darbecileri organize eden bir başkası gözümüzün içine baka baka 'odamdan hiç çıkmadım' diyor, hatta içlerinden darbeyi önlemek için oraya gittiğini, terörle mücadele amacıyla silah kuşandığını, terör saldırısını engellemek için tanklarıyla, uçaklarıyla, helikopterleriyle harekete geçtiklerini söyleyecek kadar zıvanadan çıkanlar oluyor. Hâlbuki mızrak çuvala sığmıyor. Ayan beyan her şey ortadadır" dedi. “TÜRKİYE'YE İHANET YARIŞMASI AÇILDI DA BİZİM Mİ HABERİMİZ YOK?” Savcıların tüm tespitlerini yaptığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hâkimlerimiz önlerindeki dosyalarda bulunan belgeler sayesinde tüm gerçekleri görüyorlar. Mahkemede masal anlatanlar nasıl bir dünyada yaşıyor bilemeyiz ama milletimiz bunların hepsini de gönlünde zaten Rabbimizin ifadesiyle 'belhüm adal' sıfatına mahkûm ediyor. Şimdi mahkemelerimizin, milletimizin hissiyatını hukuk içinde hayata geçirmesini bekliyoruz. Biliyorum fazla vakit yok, çok kısa zamanda bu kararlar arka arkaya inşallah gelecek. Hadi FETÖ’cü hainler ruhlarını ve bedenlerini Pensilvanya'daki şarlatana sattıkları için Alamut Kalesi benzeri kendi elleriyle inşa ettikleri bir hayal âleminde yaşıyorlar, hadi PKK’lı bölücüler en çok parayı kim verirse onun kiralık katili hâline dönüşüyor, hani savcıları vurmakla, polislere saldırmakla övünen bir terör örgütü kendi ideolojik saplantısı içinde çırpınıp duruyor peki onlarla aynı yolda ilerleyen ana muhalefetin başındaki zata ve kendisini destekleyen güruha ne oluyor? Türkiye'ye ihanet yarışması açıldı da bizim mi haberimiz yok? Türk milletine en büyük ihaneti kim yaparsa büyük ödül ona vadedildi de biz mi duymadık? Bu gönüllü mankurtluk dalgasına kapılıp gidenler kendilerini ve evlatlarının geleceklerini de tehlikeye attıklarını acaba görmüyorlar mı? Terör örgütleri ağzıyla konuşanlar, teröristlerin cansiperane savunucusu kesilenler bu işin sonunun nereye varacağını hesaplamıyorlar" diye konuştu. “TÜRKİYE'NİN İÇİNDEN GEÇTİĞİ KRİTİK DÖNEMDE HERKES AKLINI BAŞINA ALSIN” "Bizim tek milletimiz parçalandığı, tek bayrağımız indiği, tek vatanımız bölündüğü, tek devletimiz yıkıldığı zaman kimsenin kendisini bu kıyametten uzak tutamayacağı belli değil miydi?" diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öyleyse Türkiye’nin içinden geçtiği şu kritik dönemde herkes aklını başına alsın. Sıfatı, görüşleri, tercihleri ne olursa olsun her vatandaşımız ülkesinin ve milletinin geleceğini kendi günübirlik çıkarlarının üzerinde tutmak zorundadır, aksi takdirde milletimiz ve tarih, adalet önünde hesap veren hainler gibi bu gafilleri de affetmeyecektir. Türkiye geçtiğimiz 15 yılda içerideki ve dışarıdaki tüm bu olumsuzluklara rağmen büyüdü, gelişti bugünlere geldi, inşallah önümüzdeki dönemde de yine bunlara rağmen hedeflerimize doğru yürümeyi sürdüreceğiz. Kardeşlerim ne olur yeter ki bir olun, iri olalım, diri olalım, kardeş olalım hep birlikte Türkiye olalım." Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Trabzon'da doğal gaza kavuşacak ilçeler bulunduğunu anımsatarak, "Bu yıl içerisinde inşallah Hayrat, Sürmene, Araklı, Arsin Organize Sanayi Bölgesi, Yomra, Akçaabat, 2018 içinde de Maçka, 2019’da Vakfıkebir, Beşikdüzü ve böylece inşallah Trabzon'da da doğal gaz sorunu çözülmüş olacak. TTSO’nun faaliyetlerinin ilimiz, bölgemiz ve ülkemiz için hayırlara vesile olmasını Allah’tan diliyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun" dedi. Toplantıya, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, Trabzon Valisi Yücel Yavuz, AK Parti Trabzon milletvekilleri, Trabzonlu iş adamları katıldı. Devamı

TOBB Yönetim Kurulu Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu, Sarp Gümrük Kapısı’nda

TOBB Yönetim Kurulu Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu, Sarp Gümrük Kapısı’nda

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TOBB’un iştiraki Gümrük ve Turizm İşletmeleri A.Ş. tarafından modernize edilen Sarp Gümrük Kapısı’nda incelemelerde bulundu.​ İnşaat sahasını gezerek yetkililerden çalışmalar hakkında bilgi alan Erdoğan'a incelemesi sırasında, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent TÜFENKÇİ , TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Bölge Oda Borsa Yönetim Kurulu ve Meclis Başkanları da eşlik etti. Devamı

TOBB Genel Sekreterler Bilgilendirme Toplantısı Ankara’da yapıldı.

TOBB Genel Sekreterler Bilgilendirme Toplantısı Ankara’da yapıldı.

TOBB Genel Sekreterler Bilgilendirme Toplantısı Ankara’da yapıldı.Toplantıya Genel Sekreterimiz Murat ZIRIH katıldı. Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, TOBB Genel Sekreterler Bilgilendirme toplantısına katılarak, oda / borsa genel sekreterlerine hitap etti.​ Hisarcıklıoğlu, 81 il ve 160 ilçedeki Oda ve Borsa camiası olarak tek bir aile olduklarını belirterek, Türkiye’nin her kesiminden, her sektöründen şirketleri, girişimcileri temsil eden, tek meslek örgütü olduklarını söyledi.   TOBB’un gücünün birliğinden ve birbirlerine sımsıkı kenetlenmiş olmalarından geldiğini vurgulayarak, “Birliğimiz, gücümüz ve etkinliğimiz, bizim, yani bu camianın farkıdır. Başka kurumlardan bizi ayrıştıran, bizi öne çıkartan en büyük özelliğidir” dedi. “Büyük gücün sorumluluğu da büyük olur” diyen Hisarcıklıoğlu, “Bize emanet edilen bu gücün, sorumluluğun hakkını vermek durumundayız. Bu da bizim hem hukuki, hem de ahlaki görevimiz ve sorumluluğumuzdur. Bizim Kayseri’de güzel bir söz var. İşin ününe değil ununa bak derler. Aslında işin ununu yapan sizlersiniz. Sizler başarılı işler yaparsanız biz de başarılı oluruz. Hepimizin gücü ve itibarı artar. Bu yüzden bize düşen görev de, sizleri en iyi şekilde görevinize hazırlamak, sizleri en iyi bilgilerle donatmaktır” şeklinde konuştu.   TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, TOBB camiasının Türkiye’nin en demokratik kurumu olduğunu, son seçimlerde oda ve borsa başkanları düzeyinde neredeyse yarı yarıya, delege bazında ise üçte ikiye yakın değişim yaşadıklarını söyledi.   Ekim-Kasım aylarında iller ve ilçelerdeki oda/borsalarda seçimler olacağını anımsatan Hisarcıklıoğlu, bu seçimlerin makam kapma yarışı değil, camiaya ve Türkiye’ye hizmet yolunda bir bayrak yarışı olduğunu vurguladı.   Hisarcıklıoğlu, Türkiye’deki oda/borsa sisteminin dünyaya örnek olduğunu, hem kurumsal yapısıyla hem de üyelere verdikleri hizmetlerle örnek model alınır hale geldiğini söyledi.   Toplantının açılışında konuşan TOBB Genel Sekreteri Mustafa Saraçöz ise eğitime katılan genel sekreterlere eğitimin içeri ile ilgili bilgiler verdi.  Devamı

Trabzon’daki STK’lardan ortak 15 Temmuz açıklaması

Trabzon’daki STK’lardan ortak 15 Temmuz açıklaması

Trabzon’daki sivil toplum kuruluşları temsilcileri, 15 Temmuz darbe girişiminin yıldönümü nedeniyle Türkiye’deki 81 ille aynı anda “15 Temmuz’u asla unutmayacağız, unutturmayacağız. Gücümüz Milli İrade, hedefimiz Büyük Türkiye” başlıklı bir basın toplantısı düzenledi.  Devamı

Karadeniz Bölgesi oda ve borsaları TOBB’da biraraya geldi

Karadeniz Bölgesi oda ve borsaları TOBB’da biraraya geldi

Karadeniz Bölgesi’ndeki oda ve borsalar istişare toplantısı için TOBB’da buluştu. TOBB Başkanı M. Rİfat Hisarckılıoğlu’nun ev sahipliğindeki toplantıda oda, borsalar ve TOBB’un iş dünyası için yaptığı faaliyetler masaya yatırıldı.​ Hisarcıklıoğlu istişarenin önemine işaret ettiği konuşmasında, oda ve borsa başkanlarından, gerçekleştirilen faaliyetleri ve oluşturulan imkanları üyeleriyle paylaşmalarını ve bilgilendirmelerde bulunmalarını istedi.   Toplantıda ekonomide yaşanan gelişmeler, Türkiye’de ve bölgede iş dünyasının röntgenini çeken anket çalışmaları ve özellikle son 6 ayda iş dünyası adına hükümetten neler talep edildi ve hayata geçirildiğine dair ayrıntılı sunumlar yapıldı.   TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, büyüme rakamlarının moral verdiğini belirten konuşmasında, yıl sonuna kadar büyemenin devam edeceğini umduklarını belirtti. Hisarcıklıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde başlayan istihdam çalışmalarına da değinerek, TOBB üyelerinin 6 ayda 1 milyon 200 kişiye iş imkanı sağladığını dile getirdi. Devamı

Yarına odaklandık, geleceğe yürüyoruz

Yarına odaklandık, geleceğe yürüyoruz

TOBB’un 73. Genel Kurulu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirildi. TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu Genel Kurul’un açılışında yaptığı konuşmada “ Zaman, daha güçlü Türkiye için, dayanışma içinde olma ve geleceğe odaklanma zamanı. Türkiye’nin yarınını, bugününden çok daha güzel yapma zamanı.” ifadesini kullandı.​ TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde TOBB ETÜ Spor Salonu’nda gerçekleştirilen Genel Kurul’a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Bakanlar, TOBB delegeleri, camianın temsilcileri ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Devamı

Ulusal Çay Konseyi Genel Kurulu

Ulusal Çay Konseyi Genel Kurulu

Genel Kurul’da yeni yönetim kurulu üyeleri seçilip, çay sektörünün son durumu hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. “Rize Çayına Coğrafi İşaret Alacağız” Genel Kurul’da konuşma yapan Rize Ticaret Borsası (RTB) Yönetim Kurulu Başkanı ve Ulusal Çay Konseyi Başkan Yardımcısı Mehmet Erdoğan, “1984 yılında 110 bin ton kuru çay üretiyorduk. 1984’ten sonra özel sektörünün katılımıyla ülkemizde çay sektörü devasa boyutlara ulaşmıştır. Öte yandan çay sektöründe bir yasal zorunluluğun olmamasından dolayı çayımıza yeterli değer sağlayamadık” dedi. Ulusal Çay Konseyi’nin hedefinin çay sektörünü her zaman daha ileriye taşımak olduğunu ifade eden Erdoğan, “Çay sektörümüzü nasıl daha ileri taşırız, nasıl kaliteli yaparız, müşterilerimizi nasıl memnun ederiz sorunlarına çözüm bulmak için bugüne kadar çalıştık. Bundan sonrada daha da fazla çalışarak devam edeceğiz. Şu anda hali hazırda Türk çayı için çok önemli bir çalışma yürütüyoruz. Rize çayına coğrafi işaret almak için büyük bir adım attık. Ayrıca Rize kivisi ve Rize kavurmasına da coğrafi işaret almak için çalışmalar yapıyoruz. Bu çalışmalarla memleketimizin insanlarının emeğine daha çok sahip çıkacağız. Coğrafi işaret uygulamasıyla çayımıza, kivimize ve kavurmamıza büyük katma değer kazandıracağız” dedi. “Bölgemize Çaydan Sonra Refah Geldi” Çaykur Genel Müdürü ve Ulusal Çay Konseyi Başkanı İmdat Sütlüoğlu Genel Kurul’da yaptığı konuşmada, “Konsey olarak bu zamana kadar kıt imkanlarla çalışmalarımızı sürdürdük. Konseyimiz çay sektörünün önemli aktörlerinden bir tanesidir. Bu zamana kadar çayla ilgili görevlerini en iyi şekilde yapmıştır. Bizim bölgemizde çaydan önce ve çaydan sonra hayat var. Çaydan önce yoksulluk vardı ama çaydan sonra bölgemize refah geldi. Ama bunu sürdürülebilir hale getirmemiz gerekiyor. Biz çayımızın sürdürülebilir olması için çalışmalar yapıyoruz. Çayımız daha çok içilsin istiyorsanız kalitesini yükseltmeliyiz. Kaliteyi yakalayabilirsek çayın geleceği açık olur. Bunun için kendimize çeki düzen vermeliyiz” dedi. “Organik Çayla Birlikte Bölgemiz Tarım ve Turizm Alanında Cazibe Merkezi Olacak” Doğu Karadeniz Bölgesi’nin organik havza ilan edilmesinin önemini vurgulayan Sütlüoğlu, “Organik çay bölgemiz için çok önemli, inşallah önümüzde ki yıl tamamen bütün bölgeye uygulanacak. Unutmayalım çayımıza büyük katma değer kazandırılacak. Dolayısıyla bölgede ki insanın refahı yükselecek. Çayımız organik olursa bütün her şey organik olacak. Ve burada üretilen her şeyi daha yüksek fiyata satabilecekler. Bölgemiz hem tarım ürünleri bakımından hem de turizm bakımından cazibe merkezi haline gelecek” dedi. “Bütün Çay Sektörünü Kucaklayacak Bir Çay Kanunu Çıkacak” Bütün çay sektörünü kucaklayacak bir çay kanunun tasarısının hazırlandığını belirten Sütlüoğlu, “Tasarının hızlı bir şekilde çıkması için Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Sayın Faruk Çelik çok destek verdi. Kendisine ayrıca teşekkür ediyorum. Kanunla birlikte çay sektöründe yaşadığımız birçok soruna çözüm bulacağız inşallah. Bunlardan en önemlisi kaçak çayın önüne geçilecek, yaşlanmış çay bahçelerimiz yenilenecek ve devletin ilan ettiği çay fiyatından düşük çay alınamayacak. Böylelikle üreticimizin mağduriyeti önlenmiş olacaktır” dedi. Konuşmaların ardından Ulusal Çay Konseyi’nin yeni yönetim kurulu oy birliğiyle seçildi. Ulusal Çay Konseyi Yönetim Kurulu aşağıdaki gruplardan oluştu Tarım Alt Grubu: Nevzat Paliç- Rize Ziraat Odası Mustafa Demirci- Çayeli Ziraat Odası Ticaret Alt Grubu: Mehmet Erdoğan- Rize Ticaret Borsası Dilaver Demir- ÇAYKUR Sanayi Alt Grubu: Şaban Aziz Karamehmetoğlu- Rize Ticaret ve Sanayi Odası Resul Okumuş- Okumuş Çay Araştırma ve Meslek Kuruluşları: İmdat Sütlüoğlu- ÇAYKUR Erdal Saral- ÇAYSİAD Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı: Muharrem Selçuk- Gıda ve Kontrol Genel Müdürü Devamı

Elektronik Belge Dağıtım Sistemi (EBDS) Eğitimi

Elektronik Belge Dağıtım Sistemi (EBDS) Eğitimi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Elektronik Belge Dağıtım Sistemi (EBDS) Eğitimi, 150 Oda ve Borsadan 275 personelin katılımıyla TOBB Konferans Salonunda yapıldı. ​​ Eğitimde; EBDS kapsamında Odaların ve Borsaların yapması gereken işlemler ve tanımlar ile sistemin işletimi ve üyelerin sisteme nasıl girebilecekleri konuları ele alındı. İnteraktif olarak sunumun her aşamasında soru cevaplarla pekiştirilen eğitim, son bölümde görüş ve önerilerin alınması ile sonuçlandırıldı. Devamı

Projemiz En İyi 5 Proje Arasına Girdi

Projemiz En İyi 5 Proje Arasına Girdi

Odamız (OFTSO) tarafından hazırlanan ve Avrupa Birliği tarafından desteklenen “Yayla ve Köylere Uygun Ahşap Yapıların İnşa, Bakım ve Onarım İşlemlerini Gerçekleştirebilecek Nitelikli Elemanların Yetiştirilmesi Projesi” Avrupa Birliği tarafından desteklenen 56 proje içinde en iyi 5 proje arasında gösterildi. Sektörel Yatırım Alanlarında Genç İstihdamının Desteklenmesi Operasyonu-Hibe Projeleri Sonuçları Bilgilendirme ve Kapanış Toplantısı Ankara’da yapıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İŞKUR, AB Delegasyonu ve proje sahibi kuruluş temsilcilerinin katıldığı kapanış toplantısında OFTSO tarafından hazırlanan “Yayla ve Köylere Uygun Ahşap Yapıların İnşa, Bakım ve Onarım İşlemlerini Gerçekleştirebilecek Nitelikli Elemanların Yetiştirilmesi Projesi operasyona başvuran 56 proje içinde ‘En İyi Uygulama Örnekleri’ için seçilen 5 projenin arasında yer aldı. En İyi Uygulama Örneği seçilen projeler sunumlarını yaparken, 5 proje için bir plaket töreni düzenlendi. OFTSO adına sunumu yapan yönetim kurulu Başkanı Erdal Saral, projenin genel hedefinin Trabzon yöresi yayla ve köylerinde inşa edilecek ahşap yapıların üretim, bakım ve onarım işlemlerini gerçekleştirebilecek gençlerin eğitilerek istihdam edilebilirliklerini artırmak olduğunu söyledi. Saral "Bu proje isminde de anlaşıldığı gibi yayla ve köylerde bizim kültürümüze, örf ve adetlerimize çevresel kirlilik oluşturmayacak, görüntü kirliliği oluşturmayacak ağaç ve evlerin yapılması için nitelikli elemanların yetiştirilmesi projesidir. Bu proje ile bölge insanımızın sahip olduğu girişimcilik ruhu geniş platformlara taşıyacağımıza ve bölge turizminin hak ettiği konuma gelmesine katkı sağlayacağımıza inanıyoruz" dedi. Proje kapsamında 20 genç belirlediklerini ve bu gençlere eğitimler verdiklerini kaydeden Saral "Mesleki eğitim alan gençler köy ve yaylalarda dayanıklı ahşap yapıların inşa, bakım ve onarım işlemlerini gerçekleştirmek için aranan nitelikli elamanlar haline geldiler. Projenin toplam bütçesi 225 Bin 497 Euro olup 200 Bin Euro'su hibe, kalan 24 Bin 800 Euro ise Of Ticaret ve Sanayi Odası'nın katkısıdır" ifadelerini kullandı. Sunum sonunda Saral, Of-Uzungöl yolu üzerinde proje ortağı KTÜ Of Teknoloji Fakültesi bahçesinde sergilenen ahşap yapı örneğinin görsellerini katılımcılarla paylaştı. Saral’a plaketini ise Türkiye İş Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Cafer Uzunkaya verdi. Konuyla ilgili bilgiler veren Of Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Erdal Saral, Öte yandan kapanış toplantısına Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği ve Mali Yardımlar Dairesi Başkan Vekili Burak Çağatay Doğan, Türkiye İş Kurumu Genel Müdür Yardımcısı Cafer Uzunkaya, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Müsteşarı François Begeot ve davetliler katıldı. Devamı